YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4263
KARAR NO : 2020/3508
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında ve tapuda davalı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 114 ada 27 parsel sayılı 582.469,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 584.013,42 metrekare yüzölçümlü olarak; yine … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı …’ın murisi …’un paydaş olduğu 114 ada 9 parsel sayılı 16.536,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1619 ada 9 parsel numarasıyla ve 16.658,17 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında, babasının paydaş olduğu 1619 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ile 114 ada 27 parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün, davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25/09/2018 Tarih, 2017/4406 Esas, 2018/5033 Karar sayılı ilamıyla “eldeki davanın, kayıt maliklerinin tamamının hukukunu ilgilendiren nitelikte olduğu, davacı tarafından yüzölçümünde eksilme olduğu iddia edilen eski 114 ada 9, yeni 1619 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydından, davacı …’ın, taşınmazda 16/64 oranında pay sahibi olan ölü …’un mirasçısı olduğunun, taşınmazda başkaca paydaşların da bulunduğunun ve davanın malik olan tüm paydaşlar adına açıldığının anlaşıldığı belirtilerek, mahkemece davacıya diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınması, verilen süre içerisinde bu eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 114 ada 27 ve 1619 ada 9 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında, yüzölçümünde eksilme olduğu iddia edilen yeni 1619 ada 9 parsel (eski 114 ada 9) sayılı taşınmazın tapu kaydından, davacı …’ın, taşınmazda 16/64 oranında pay sahibi olan ölü …’un mirasçısı olduğu, taşınmazda başkaca paydaşların da bulunduğu, hal böyle olunca Mahkemece davacıya diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınması, verilen süre içerisinde bu eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinildiği halde, Mahkemece yalnızca taşınmazda 16/64 oranında pay sahibi olan ölü …’un davacı dışındaki diğer mirasçılarının davaya katılımını sağlanması için davacı tarafa süre ve imkan tanınmış, taşınmazın paydaşlarından olan … kızı …, … oğlu … ve … kızı …’nın davaya katılımı sağlanmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Davanın niteliği itibariyle, dava sonucundan müşterek maliklerin tamamının hukukunun etkilenecek olması nedeniyle adı geçen diğer paydaşların da davaya katılımının sağlanması zorunludur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacıya adı geçen diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, verilen süre içerisinde bu eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, aktif dava ehliyetindeki noksanlık giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.