Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/4813 E. 2020/1426 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4813
KARAR NO : 2020/1426
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, … Köyü çalışma alanında bulunan 418 parsel sayılı 13.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, …, … ve … adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı iddiasına; davacı … ise, tapu kaydına dayanarak kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine; çekişmeli taşınmaz hakkında … Kadastro Mahkemesi’nin 31.05.2006 tarih, 1990/6 Esas, 2006/9 Karar sayılı ilamı ile tespit gibi tescil kararı kesinleştiğinden, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 04.10.2018 tarih 2017/2336-2018/5426 Esas-Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, bu kez işbu onama ilamına karşı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, 31.05.2006 tarihli 1990/6 Esas, 2006/9 Karar sayılı ilam ile dava konusu 418 parsel hakkında tespit gibi tescil kararı verildiği, Yargıtayca bu parsel hakkında temyiz incelemesinin yapılmadığı ve böylece hükmün kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinde; Davacı … ve davacı … tarafından 1985 yılında çekişmeli taşınmaz ile dava dışı başkaca taşınmazlar hakkında ayrı ayrı dava açıldığı, dava dosyalarının 1990/6 Esas sayılı dosya üzerinde birleştirilerek yargılamanın bu dosya üzerinden yürütüldüğü, yargılama neticesinde verilen 31.05.2006 tarihli hükümle; davacı …’in 418 ve diğer 131 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davasının reddine, davacı … yönünden ise 418 parsel numarası zikredilmeksizin diğer parsellerin numaraları yazılmak suretiyle davasının reddine karar verildiği, davacı Hazinenin temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2008 tarih 2007/4203-2008/3467 Esas-Karar sayılı ilamıyla, yalnızca davacı … yönünden hüküm kurulan diğer parsellere ilişkin temyiz incelemesinin yapılarak araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulduğu ve bozma üzerine diğer parseller yönüyle yargılamanın 2009/12 Esas sayılı dosya üzerinden halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan 2009/12 Esas sayılı dava dosyasında yargılama devam ederken Mahkemece 418 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın tefrik edilerek eldeki 2013/43 Esas sırasına kaydedildiği ve temyiz incelemesine ve karar düzeltme istemine konu hükmün verildiği görülmektedir.
Tüm bu anlatımlar karşısında; davacı … tarafından dava konusu 418 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açıldığı, 31.05.2006 tarihli karar ile bu parsel hakkında Hazinenin davası yönüyle olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı ve temyiz incelemesinde de bu taşınmaz hakkında bir değerlendirme yapılmadığına göre, 31.05.2006 tarihli 1990/6 Esas, 2006/9 sayılı kararın Hazine yönüyle kesinleştiğinin kabulü hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı Hazinenin dava konusu 418 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davası yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken gözden kaçırılmak suretiyle onanmış olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 04.10.2018 tarih 2017/2336-2018/5426 Esas-Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına, yukarıda belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 04.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.