YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/695
KARAR NO : 2020/713
KARAR TARİHİ : 20.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü sınırlarında bulunan Hazine adına kayıtlı 685 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle, imar-ihyaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında kalması nedeniyle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri uyarınca iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, 685 sayılı parselin Hazine adına tesciline ilişkin tapu belgeleri (evrak-ı müsbite) getirtilerek kaydın oluşum nedeni belirlenmediği gibi, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacının dava ettiği taşınmazın 685 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalıp kalmadığı da belirlenmemiş, davanın kadastro sonucu oluşan tapu kaydının iptali istemine mi, yoksa idari yoldan Hazine adına oluşan kaydın iptali istemine mi ilişkin olduğu kesin olarak açıklığa kavuşturulmamış, yine dava konusu taşınmazda imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ilk kez yapılan imar uygulamasının kesinleştiği tarih sorulup saptanmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, öncelikle 685 parsel sayılı taşınmazın ne sebeple tapuya tescil edildiği araştırılmalı, kadastro sırasında tescil harici bırakılan yerlerden olup sonradan idari yoldan Hazine adına tescil edilmiş ise, ne zaman ve ne sebeple tescil harici bırakıldığı belirlenmeli, tescile ilişkin evrak ve haritalar getirtilerek dosya arasına alınmalı; tapu kaydı kadastro sonucunda oluşmuşsa taşınmazın kadastro tutanak örneği, tesisinden itibaren tedavüllü tapu kaydı, başka bir taşınmazdan ifraz yolu ile oluşmuşsa ya da daha sonra ifraz edilmiş ise ifraza ilişkin evrak ile ifraz sonucu oluşan tapu kayıtları, taşınmazla ilgili yeni pafta örneği getirtilerek dosya arasına alınmalı; taşınmaz idari yoldan tapuya tescil edilmiş ise, bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı ve ilk kez yapılan imar uygulamasının kesinleştiği tarih sorulup saptanmalı; dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; davacıdan dava konusu ettiği bölüm ve iddiasının tapu kaydının oluşumundan önceye mi yoksa sonraya mı ilişkin olduğu sorulup gösterdiği yerin halen hangi taşınmaz içinde kaldığı belirlenerek; 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinin uygulama olanağı olup olmayacağı, tapu kaydı oluştuktan sonra tapulu taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 17. maddesi uyarınca iktisabının mümkün olmayacağı değerlendirilip, eğer dava idari yoldan oluşan tapu kaydına karşı açılmış ise kaydın oluştuğu tarihe; kesinleşen kadastro tespitine karşı 12/3. maddesindeki süre içinde açılmış ise kadastro tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 17. madde koşullarının gerçekleşmiş olup olmadığı hususunda taşınmazın toprak yapısı ve niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, taşınmazın öncesinin imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihya tamamlandığı tarih belirlenmek ve jeodezi veya fotogrometri mühendisi bilirkişilere de (duruma göre tespit/ dava/ imar planı onay tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin) hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.