Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2020/8674 E. 2020/4597 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8674
KARAR NO : 2020/4597
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… Köyü çalışma alanında bulunan 2666 ada 2, 2667 ada 1 ila 9, 2669 ada 1, 2670 ada 1 ila 17, 2671 ada 1, 2672 ada 1 ila 26, 2673 ada 1 ila 8, 2674 ada 1 ila 21, 2675 ada 1 ila 10, 2676 ada 1 ila 10, 2677 ada 1 ila 11, 2678 ada 1 ila 14, 2679 ada 4 ila 10, 2690 ada 1 ila 13, 2691 ada 1 ila 14, 2692 ada 6 ila 10, 2693 ada 2, 2695 ada 1 ila 13, 2696 ada 1 ila 6, 2697 ada 2, 3 ve 4, 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar 10.10.2007 tarihli imar uygulaması sonucu tapu kaydında yazılı yüzölçümleri ile arsa vasıflı olarak davalılar adına tescil edilmişlerdir. Davacı … İdaresi, taşınmazların yörede 1992 yılında 6831 sayılı Kanun’a göre yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içerisine alındığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında, dava konusu parsellerin oluşumuna esas olan imar uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle yeniden imar uygulaması yapılmış ve yeni imar parselleri oluşmuş olup Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne Tokat İli Merkez İlçesi Günevi Köyü 2192, 2670 ada 18 nolu, 2671 ada 2 nolu, 2672 ada 27 nolu, 2673 ada 9 nolu, 2675 ada 11 nolu, 2690 ada 14, 15, 16, 17 nolu, 2691 ada 15 nolu, 2692 ada 7 nolu, 2695 ada 14, 15, 16, 17, 18, 19, 25, 26 nolu, 2696 ada 7, 8, 9, 2 nolu, 2697 ada 3 nolu parsellerin tamamının; fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 2692 ada 6 nolu parselin 141,05 metrekarelik kısmının, 2692 ada 13 nolu parselin 782,04 metrekarelik kısmının, 2693 ada 2 nolu parselin 365,13 metrekarelik kısmının, 2695 ada 20 nolu parselin 590,71 metrekarelik kısmının, 2695 ada 21 nolu parselin 411,93 metrekarelik kısmının, 2695 ada 22 nolu parselin 406.18 metrekarelik kısmının, 2692 ada 6 nolu parselin 141,05 metrekarelik kısmının, 2695 ada 24 nolu parselin 500,69 metrekarelik kısmının, 2696 ada 10 nolu parselin 313.54 metrekarelik kısmının, 2696 ada 11 nolu parselin 568,38 metrekarelik kısmının, 2697 ada 2 nolu parselin 499,57 metrekarelik kısmının, 2697 ada 4 nolu parselin 833,47 metrekare ilk kısmının, 2794 ada 3 nolu parselin 373,53 metrekarelik kısmının ve (Y) harfi ile gösterilen ve tescil harici bırakılan 750,50 metrekarelik kısmının tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … İdaresi, davalılardan …Belediye Başkanlığı, Hazine, … Kooperatifleri, … ve … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar davanın açıldığı tarih itibariyle imar uygulaması sonucu oluşmuş ve davalılar adına tapuda kayıtlı iken, dayanak imar uygulaması iptal edildiğinden yargılama sırasında ikinci kez imar uygulamasına tabi tutulmuştur. Mahkemece, yargılama sırasında yapılan ikinci imar uygulaması öncesi ve sonrasına ait dava konusu taşınmazları kapsayan kadastro paftaları getirtilerek fen bilirkişi aracılığıyla çakıştırma yapılmamış, davaya konu olan taşınmazların davanın açıldığı tarihteki çap ve yüzölçümleri itibariyle ikinci imar uygulaması sonrası hangi ada-parselde ya da tescil harici alanda kaldıkları belirlenmemiş ve dava konusu taşınmazların dava tarihindeki çap ve yüzölçümüne göre değil, yargılama sırasında ifraz edilen çap ve yüzölçümü değerleri baz alınarak tahdit uygulaması yapılmış ve bu sonuca göre hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle, davaya konu taşınmazların yargılama sırasında yapılan imar düzenlemesinden önceki ve sonraki kadastro paftaları getirtilerek dosya ikmal edilmeli bundan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, imar öncesi ve sonrasına ait kadastro paftaları çakıştırılmak suretiyle dava konusu taşınmazların davanın açıldığı tarihteki çap ve yüzölçümü itibariyle yargılama sırasında yapılan imar uygulamasıyla oluşan hangi parsel sınırları içinde kaldığı ve tescil harici alanda bulunan taşınmaz olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların içinde bulunduğu yeni imar parsellerinin tapu malikleri farklı olduğu takdirde, bu parsellerin tapu malikleri de davaya dahil edilmeli, dava konusu olupta yargılama sırasında yapılan imar uygulamasıyla paftasında yol veya başka nedenle tapulama dışı bırakılmış alanlar varsa, bu bölümler yönünden de Hazine davaya dahil edildikten sonra kesinleşmiş tahdit haritası ve kadastro paftaları ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve davaya konu taşınmazların dava tarihindeki çap ve yüzölçümü içinde kalan bölümleri hakkında yapılacak tahdit uygulaması sonucu oluşacak sonuca göre, yargılama sırasında yapılan imarla oluşan yeni parsel numaraları üzerinden bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, dava konusu taşınmazların yargılama sırasında oluşan ifraz durumuna göre yapılan uygulamaya dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğundan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.