YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15430
KARAR NO : 2016/7946
KARAR TARİHİ : 25.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Hırsızlık suçunu işlemek için temyiz dışı iki arkadaşıyla birlikte katılanın konutunun balkonuna çıkıp motosikleti çalan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK 116/1, 119/1-c maddeleri gereğince zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında işlediği hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine gelince ise;
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-04.04.2011 günü yakalanan suça sürüklenen ve arkadaşlarının olayı gerçekleştirdiklerini söyleyip saat belirtmedikleri, katılanın, suçun, 01.00 ile 11.00 saatleri arasında işlendiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde gerçekleştiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilip tartışılmadan, aynı Yasa’nın 143. maddesiyle uygulama yapılması,
2-Suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı suç arkadaşı …’ın kolluk görevlileri tarafından yakalandığında başka yerden çaldıkları mobiletle birlikte katılana ait motosikleti suça sürüklenenin evinde sakladığını söylediği ve bu şekilde katılanın konutundan çalınan aracın hasarlı vaziyette kendisine teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; katılanana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/2. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, zorunlu olduğu halde sosyal inceleme raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.