YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15492
KARAR NO : 2016/6717
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanında, internet kafede bulunduğu sırada suça sürüklenen çocuğun yanına gelip telefonuna bakmak istediğini söylediğini, kendisinin vermek istemeyince ise elinden aldığını, mahkeme aşamasında ise suça sürüklenen çocuğun, montunun cebine elini sokarak telefonunu aldığını, arkasından gittiğinde ise,”sen içeri gir, birkaç dakikaya geliyorum ” dediğini ifade ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu, müşteki ile beraber internet kafeye gelen arkadaşı tanık …’un da beyanında, suça sürüklenen çocuğun müştekinin yanına gelerek telefonuna bakmak istediği ve alarak dışarı çıktığını ifade etmiş olması karşısında, müştekinin iradesinin, suça sürüklenen çocuğun olay mahallinde telefonla görüşme yaptıktan sonra, onun telefonunu iade etmesine yönelik olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/334-2012/134 sayılı karıyla sanığın 08.10.1997 olan doğum tarihinin 23.03.1996 olarak düzeltildiği, kararın 02.07.2012 tarihinde kesinleştiği dikkate alndığında, bu itibarla suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olduğu kabul edilerek, hakkında TCK’nın 31/3. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son. maddesinin gözetilmesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.