Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/19199 E. 2017/7035 K. 05.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19199
KARAR NO : 2017/7035
KARAR TARİHİ : 05.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Abone kaydı olduğu halde ara borudan su kullanıldığının iddia edildiği olayda, savunmada ileri sürülen hususlar, sanığın eşi ile birlikte yaşayan bir ev hanımı olma ihtimali, yargılama konusu tutanakta olayın nasıl gerçekleştiği konusunda açıklık bulunmaması da dikkate alınarak, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması yönüyle, öncelikle, yargılamaya konu yerdeki su kullanımının olay tarihi itibariyle, sanığın sorumluluğunda olup olmadığının tespit edilmesi (içinde bulunulan sosyo-ekonomik ve kültürel şartlar da dikkate alınarak, evin geçiminin, elektrik ve benzeri giderlerin ödenmesi ile ilgili sorumlulukların kime ait olduğu hususunun da gerekli görülürse kolluk araştırması yaptırılarak ve tanık dinlenilerek), sorumluluğunda ise söz konusu yer ve dönemde sayaçtan geçirmeksizin ya da sayaca müdahale etmek sureti ile su kullanılarak tüketim miktarının belirlenmesinin engellenip engellenmediğinin ve karşılıksız yararlanma kastı ile davranılıp davranılmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2)Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra; bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK’nın 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. ”Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bilirkişi alınan rapor sonucunda sanığa makul bir süre verilerek ve ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3)Sanığa verilen 10 ay süreli hapis cezası ertelendiği halde, TCK.’nın 53/4. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.