Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/19955 E. 2017/7582 K. 13.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19955
KARAR NO : 2017/7582
KARAR TARİHİ : 13.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince; öncelikle, kaçak kullanım bedeli cezasız ve vergiler dahil olarak tarafsız bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa, “şikâyetçi kurumun bilirkişi tarafından tespit edilecek ceza hariç, vergiler dahil zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, ödeme ihtaratı çıkarılmadan yasal süre geçirilip karşılıksız yararlanma suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Mahkemece 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesi ile 6352 sayılı Yasa ile değişik 163/3. maddesinin karşılaştırmasının gerekçe kısmında yapılarak hüküm kısmında yalnızca lehe olan kanun maddesinin uygulaması gerekirken, lehe aleyhe yasa değerlendirilmesinin hüküm kısmında yapılması suretiyle karışıklığa neden olacak şekilde CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında 09.12.2006 ve 15.12.2006 tarihlerinde tutulan tutanakların iddianamelerinin düzenlenme tarihleri dikkate alındığında, TCK’nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, tek suç kabul edilerek yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın CMUK 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 13.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.