YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20895
KARAR NO : 2017/7543
KARAR TARİHİ : 12.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında düzenlenen 05/06/2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında sanık tarafından kaçak olarak açılıp işletildiği anlaşılan kömür ocağında kullandığı belirtilen elektriğin toprak içine gömülü hatta bağlı olduğu, bu hattın toprağa gömülü olması sebebiyle nereden geldiğinin tespit edilememiş olması ve tüm soruşturma aşamasında söz konusu kömür ocağı ile bir ilgisinin olmadığını savunan sanığın, kovuşturma aşamasında kömür ocağının kendisine ait olduğunu, bu ocakta kullanılan elektriğin jeneratörden geldiğini, ocak kaçak olduğu için bu jeneratörü ocaktan uzakça bir yere toprak altına görülmeyecek şekilde sakladığını, kabloları da toprak altına sakladığını, kaçak elektrik kullanmadığı savunması karşısında, bu kaçak kömür ocağında kullanılan elektriğin ne şekilde temin edilmiş olduğunun tespiti amacıyla olay mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat karar verilmesi;
Kabule göre de;
2-Sanığın kaçak olarak işlettiği maden ocağında sayaçsız olarak direkt bağlantı yapmak suretiyle elektrik kullanıldığının belirlenmesi karşısında sanığın sayaçsız düz bağlı şekilde ne kadar süre elektrik kullandığı ve maden ocağında kurulu gücüne göre bu sürede tüketeceği elektriğin cezasız vergiler dahil bedelinin tespiti için bilirkişiden rapor alınarak, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrasındaki hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, “katılan kurumun bilirkişi tarafından tespit edilecek cezalar hariç vergiler dahil zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.