Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/22228 E. 2017/13658 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22228
KARAR NO : 2017/13658
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın temyiz dışı olan diğer sanık … ile müştekinin evinde müşteki ile karşılaşınca suça konu mallarla kaçtığı ve her iki sanığın da kesintili takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden, yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve hırsızlık suçu için kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasa’nın 142/1-b, 143 ve 35. maddelerine göre tayin edilen 9 ay 10 gün hapis cezasından, aynı Yasa’nın 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 3 ay 3 gün olarak verilmesi gereken cezanın 3 ay olarak verilmesi ve aynı Yasa’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 ay 17 gün olarak verilmesi gereken cezanın hesap hatası sonucu 2 ay 15 gün olarak verilerek eksik cezaya hükmedilmiş ise de; karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-6183 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde belirlenen 20,00 TL’den az gerçekleşen yargılama masrafının, 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince devlet hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderlerine” ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde belirlenen 20,00 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince devlet hazinesine yüklenmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.