YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22347
KARAR NO : 2017/5282
KARAR TARİHİ : 03.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğraflar temin edilerek Adli Tıp Kurumu, Radyo TV, veya Kriminal Laboratuvarına gönderilip kamera kayıtlarındaki görüntülerin suça sürüklenen çocuğa ait olup olmadığına yönelik bilirkişi raporu alınarak ve … tanık sıfatıyla dinlenerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Dosya arasında yer alan CD incelenmekle suça sürüklenen çocuğun müştekinin kilitli olmayan arka araç kapısını açma şeklindeki eyleminin TCK’nın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde aynı Yasa’nın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
3-Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nin 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suça da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük bulunması ve 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının zorunlu olarak aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
5-T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa’nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, suça sürüklenen çocuk hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporu için bilirkişiye ödenen ücretin, zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bu giderin de suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesi suretiyle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.