YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22580
KARAR NO : 2017/11390
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılanın olay gecesi saat 01.30 civarında işyerini kapatıp, sabah 06.30 sıralarında işyerine geldiğinde hırsızlık eylemini fark ettiği şeklindeki beyanı ve UYAP kayıtlarına göre, suç tarihinde güneşin saat 04.52’de doğduğunun anlaşılması karşısında; eylemin gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirildiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu yöntemince tartışılmadan, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 143. maddesi ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu açısından 116/4. maddesi ile hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2-T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa’nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline dair yazılı şekilde karar verilmek suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
3-Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 19.02.2014 tarihli oturuma ilişkin duruşmanın kapalı yapıldığının belirtilmesine karşın, “açık” yargılamaya son verildiğini belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.