YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22670
KARAR NO : 2017/12724
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali,
mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar …, …, …, ve … hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Katılanın olay sonrası alınan ilk beyanında marka ve modelini hatırlamadığı iki adet eski oto teybinin çalındığını söylediği, yargılama aşamasındaki beyanında ise galericilik yaptığını, araç teyplerini sık sık değiştirdiğini, soruşturma aşamasında teşhis ettiği oto teybinin kendisine ait olup-olmadığından emin olmadığını, vebal altına girmek istemediğini, ciddi beyin ameliyatı geçirdiğini, bu nedenle oto teybi hakkında net bir şey söyleyemeyeceğini beyan etmesi, esasen sanıkların aleyhine tek delil olan müştekinin teşhis ettiği oto teybinin sanıkların yakalandıkları araçta ele geçmesi delilinin müştekinin bu beyanı ile zayıflaması, sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, sanıkların yakalandıkları araçta ele geçen av tüfeğinin müştekiye ait olmaması, sanık …’in yargılama aşamasındaki beyanında araçta ele geçen teybin kendisine ait olduğunu ve bu teybi …’dan aldığını söylemesi, tanık …’ın da sanığın bu beyanını doğrular şekilde ifade vermesi, sanıkların yakalandıkları araçta ele geçen tabanca için yapılan yargılama neticesinde sanıkların müşteki …’a yönelik eylemleri için Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/626 Esas ve 2012/519 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında verilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2014/8238 Esas, 2015/9998 Karar ve 11.05.2015 tarihli ilamıyla onandığı, sanıkların müşteki …’a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlemiş olmalarının bu müştekiye yönelikte üzerlerine atılı eylemleri gerçekleştirmiş olduğu anlamına gelmemesi ve sanıkların savunmalarının aksini ispat edecek şekilde yüklenen suçlardan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların beraati gerektiğinden tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Ceza Yargılama Yasası’nda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin “ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek” hâllerle sınırlı olarak uygulanabileceği, bu hâller dışında, mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeyip, sanığın savunması yöntemince saptanmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.