Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/23197 E. 2017/5332 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23197
KARAR NO : 2017/5332
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, sanık … ile birlikte müştekinin park halinde duran elektrikli bisikletinin aküsünü çaldıkları, kamera kayıtlarına göre tespit edilen sanık ve suça sürüklenen çocuğun yakalandıklarında atılı suçu kabul ederek kolluk güçlerine müştekinin elektrikli bisikletinden çaldıkları aküyü tanık olarak ifadesi alınan …’ya 50,00 TL’ye sattıklarını beyan ettikleri, verdikleri adresten kolluk güçlerinin aküyü alarak müştekiye iade ettikleri, ancak suça sürüklenen çocuğun tanık …’nın suç nedeniyle oluşan maddi zararını tazmin etmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında müştekiye yönelik eylem bakımından TCK’nın 168. maddesi hükümlerinin uygulanması suretiyle, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B)Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yargılama yapılırken 3. celsede Cumhuriyet Savcısı’nın suça sürüklenen çocuk hakkında “142/1-e, 31/3, 37 ve 63. madde uyarınca cezalandırılması” yönünde mütalaa verdiği, mütalaaya karşı suça sürüklenen çocuk müdafinden sorulduğunda, mütalaaya karşı bir diyeceklerinin olmadığını bildirdiği, bu şekilde alınan beyanın ek savunma yerine geçeceği kanaati ile, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun, sanık … ile birlikte müştekinin park halinde duran elektrikli bisikletinin aküsünü çaldıkları, kamera kayıtlarına göre tespit edilen sanık ve suça sürüklenen çocuğun yakalandıklarında atılı suçu kabul ederek kolluk güçlerine müştekinin elektrikli bisikletinden çaldıkları aküyü tanık olarak ifadesi alınan …’ya 50,00 TL’ye sattıklarını beyan ettikleri, verdikleri adresten kolluk güçlerinin aküyü alarak müştekiye iade ettikleri, ancak suça sürüklenen çocuğun tanık …’nın suç nedeniyle oluşan maddi zararını tazmin etmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiye yönelik eylem bakımından TCK’nın 168. maddesi hükümlerinin uygulanması suretiyle, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporu için bilirkişiye ödenen 50,00 TL’nin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bu giderin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması, 6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle gereğince, sosyal inceleme raporuna ilişkin bilirkişi ücretinin mahsubundan sonra yargılama gideri olarak geriye kalan 8,00 TL davetiye giderinin ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sosyal inceleme raporu için bilirkişiye ödenen ücret de dahil olmak üzere yargılama giderine ilişkin cümlenin çıkartılarak yerine ”Yargılama gideri olarak hesaplanan 8,00 TL’nin Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen değişiklik gözetilerek Devlet Hazinesine yükletilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.