Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/23242 E. 2017/13040 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23242
KARAR NO : 2017/13040
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz talebinin sanık … hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, sanık …’nın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve sanık … hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar … ve …’nın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar … ile … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkumiyet ile sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1)İddianamedeki olayın anlatım biçimine göre; sanıklar … ve … hakkında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, bu suçlardan da karar verilmesi suretiyle dava konusu dışına çıkılarak CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2)Sanıkların, müştekinin bağ evine girerek, içeriden demir merdiven, demir pencere, demir direk, gibi eşyaları alarak …. plakalı araca yükledikleri ve giderlerken ihbar üzerine polis ekiplerince yolda yakalandıkları ve yakalananların …, … ve … olduğu anlaşılarak kamu davası açıldığı, sanık …’nın kovuşturma aşamasında olay yerinde olmadığını başkasının, kendi kimlik bilgilerini kullandığını beyan ettiği anlaşılmakla, yargılamada tanık sıfatı ile dinlenilen ve beyanında atılı suçları işlediğini kimliği hakkında yalan beyanda bulunduğunu ifade eden tanık … hakkında atılı suçlardan kamu davası açılması sağlanıp bu dosya ile birleştirilerek, dosyada bulunan …’ya ait imza örnekleri ve parmak izlerinin beraat eden sanık … ile suçu üstlenen …’nın imzaları ve parmak izleri ile karşılaştırılarak sanık …’un suçlara iştirak edip etmediğinin tespiti ile hüküm kurulması gerekirken, eksik kovuşturma ile üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesi,
3)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 01/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.