YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24075
KARAR NO : 2017/5219
KARAR TARİHİ : 03.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün … tarafından temyiz incelemesinde;
Müşteki kurum vekiline usulüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edildiği halde duruşmalarda bulunmadığı gibi usulüne uygun bir katılma telebinde de bulunmadığı, CMK’nın 238. maddesine göre katılan sıfatını kazanmaması nedeniyle hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan müşteki idare vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan 09/04/2015 tarih, 2015/38 Esas ve 2015/164 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Cumhuriyet Savcısının suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan 11/03/2015 tarihli hükmüne yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Cumhuriyet Savcısı’nın hükmü aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, yapılan incelemede;
Dosya kapsamı itibarıyla diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçun işleniş şekli özellikleri 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı doğrultusunda, logar kapağının değeri bilirkişi tarafından tespit edilerek, söz konusu maddenin uygulanıp-uygulanmaması hususu değerlendirilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
2-TCK’nın 31/3. maddesinin 145. maddesinden sonra uygulanması gerekirken önce uygulanarak anılan Yasa’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
3-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse
çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporu için bilirkişiye ödenen 30,00 TL’nin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunmasına karşın, bu giderin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.