Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/24739 E. 2017/14402 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24739
KARAR NO : 2017/14402
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Başka suçtan Zile M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmayan sanık …’ın 31.10.2013 tarihli duruşmada hazır bulundurulmayıp yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanık … hakkında düzenlenen Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin 07.04.2011 tarihli raporuna göre, şahısta sınır zeka geriliği, sizofreni ve madde kullanım bozukluğu tanılarının mevcut olduğunun belirtildiği Uşak Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 26.03.2012 tarihli raporuna göre ise şahsın tedavi evraklarının temin edilerek Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na sevk edilerek mütalaa alınmasının gerekli olduğunun belirtildiği, anlaşılmakla; sanığın Adli Tıp Kurum’u ilgili ihtisas dairesine sevki ile inceleme konusu 31.03.2010 tarihli suçları için; 5237 sayılı TCK’nın akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre ”Sanığın suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde tamamen ya da önemli derecede azalma olup olmadığı” araştırılıp, ”işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp-azalmadığı” hususunda yöntemince raporla saptanılıp,sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3-Dosyada mevcut tutanaklara göre, soruşturma aşamasında sanık …’ün babası tarafından çalınan sigaraların bir kısmının iade edilerek rızai iadenin gerçekleştirilmesi, müştekinin de şikayetçi olmadığını ve zararının karşılanması gibi bir talebinin de bulunmaması karşısında; müştekinin kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği belirlendikten sonra sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Yaşı küçük iken işlediği suçlar nedeniyle aldığı adli para cezaları dışında hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından tayin edilen hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken TCK’nın 50. ve 51. maddelerinde öngörülen nesnel ve öznel koşulların bulunup bulunmadığı tartışılıp yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi yerine, hapis cezalarının “takdiren sabıkası nedeniyle” biçimindeki noksan ve kanuni olmayan, soyut gerekçeyle TCK’nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5-Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a,d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı, sanık … ile sanık … müdafinin temyiz sebepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak sanık … hakkında verilen karar yönünden sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.