Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/24750 E. 2017/14845 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24750
KARAR NO : 2017/14845
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından; sanık … hakkında TCK’nın 58. maddenin uygulamasında, tekerrüre esas alınan ilamda yer alan birden fazla ceza hükmünün hangisinin tekerrüre esas olduğu belirtilmemiş ise de, ilamda yer alan mahkumiyet hükmünün en ağırının tekerrüre esas alınması infaz aşamasında mümkün görüldüğünden; Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından; konut dokunulmazlığının ihlali suçu ile ilgili olarak uygulama yapılırken kanun maddesinin 116/1. yerine, 116/2. olarak yanlış yazılması, uygulama doğru yapılmakla yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilerek, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan uygulama yapılırken TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca verilen 6 aylık hapis cezasının aynı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 12 ay yerine 1 yıl olarak tayini ile fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanık …’ın tekerrüre esas kabul edilen Babaeski Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/225 Esas ve 2012/158 Karar sayılı ilamının birden fazla suça ilişkin ceza içermesi ve bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “1 yıl” ibaresinin çıkarılarak, yerine “12 ay” ibaresinin yazılması ile sonuç cezanın “12 ay hapis cezası” olarak belirlenmesine; hükümden 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın Babaeski Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/225 Esas ve 2012/158 Karar sayılı ilamı ile verilen hırsızlık suçuna ilişkin 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK’nın 58/6. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin yazılmasına ve hükümdeki TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” cümlesi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık; sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar … ve … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Başka suçtan aynı yer yargı çevresinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanık …’in, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
2-Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında 10.000 TL civarında zararının olduğunu belirtmesi, katılan vekilinin 19.12.2013 tarihli celsede zararlarının giderildiği, 27.02.2014 tarihli celsede de kendilerine 9.750.00 ödemede bulunulduğunu belirtmiş olması karşısında, katılanın zararının kovuşturma aşamasında giderilmesi nedeniyle sanıklar …ve … hakkında TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
4-Sanık …’ın tekerrüre esas kabul edilen Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/225 Esas ve 2012/158 Karar sayılı ilamının birden fazla suça ilişkin ceza içermesi ve bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
5-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak sanık … yönünden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, sanık …’in tekerrür bakımından kazanılmış hakkının korunmasına 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.