YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24981
KARAR NO : 2017/13097
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiye yönelik eylemi nedeni ile kurulan hükümde Dairemizce de benimsenen ve YCGK’nın 26.03.2013 gün, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötüniyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Suça sürüklenen çocukların suça konu telefonu sattığı işyerini göstermesi üzerine, işyeri sahibinin mağdura ait cep telefonunu polise teslim etmesiyle telefon iadesinin sağlandığı olayda, telefonu 70,00 TL karşılığında satın alan …nin zararının suça sürüklenen çocuklar tarafından giderilip giderilmediği araştırılmaksızın, müştekinin çantasında bulunan 90,00 TL paranın soruşturma aşamasında iade edilmediği ve müştekinin kovuşturma aşamasında alınan beyanında zararının tazminin talep ettiği, hüküm kurulurken; soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk …’in üzerinde bulunan ve rızaen teslime konu olmayıp el konulmasına karar verilen paradan 90,00 TL’nin müştekiye verilmesine karar verilmesi suretiyle müştekinin zararının giderildiğinin kabul edildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocukların çocuk olması sebebiyle şikayetten vazgeçen müştekiye kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati bulunup bulunmadığı sorulmaksızın, 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesiyle uygulama yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından ve TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen 168. maddesinin, yaş küçüklüğü sebebiyle indirim öngören 31. maddesinden önce uygulanması sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasa’ya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa’nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuklardan alınmasına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki zorunlu müdafiilik ücreti olarak belirlenen toplam 984,00 TL’nın, yargılama giderleri ile ilgili bölümden çıkarılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.