YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26293
KARAR NO : 2017/15801
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Somut olayda, mahkemece suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşıldığından, tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Dosya kapsamından, olay günü gece saat 18.00 sıralarında müşteki şirketin güvenlik birimine gelen ihbarda müşteki kurumun imtiyaz sahası içinde bulunan Arslanlı Kömür Ocağında kömür hırsızlığı yapıldığının bildirilmesi üzerine olay mahalline gidildiği, sanık …’in güvenlik görevlilerini görünce aracına binerek uzaklaştığı, güvenlik görevlilerinin torbalanmış ve ayrılmış vaziyette 200-250 kg ağırlığındaki kömürleri gördükleri, sanığın da kalan kömürleri topladığı şeklinde savunmada bulunduğunun anlaşılması karşısında; katılan kuruma, suça konu kömürlerin daha öncesinden müşteki kurum tarafından çıkartılıp, daha sonra götürülmek üzere olay yerinde biriktirilip biriktirilmediğinin sorularak, kömürlerin açık kömür ocağı sahası içinde öncesinden biriktirilmiş halde bırakıldığının anlaşılması halinde, sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesinde yazılı bulunan suçu oluşturduğu, aksi halde sanığın eyleminin aynı Yasanın 141/1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Olay günü güneşin saat 16.47 de battığı, güvenlik görevlilerinin saat 18.20’de sanığı olay mahallinde gördüklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesinin de uygulanması gerektiği dikkate alınmak suretiyle elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturmayla yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanığın herhangi bir olumsuz davranışının duruşma tutanağına yansıtılmamasına karşın,kişiliği ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gerekçe olarak gösterilerek TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması,
5-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi ve tekerrür bakımından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.