YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27146
KARAR NO : 2016/3748
KARAR TARİHİ : 22.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu belirlenerek yapılan uygulamada, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, cezaların yerine getirilmesi (infaz) aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay günü saat 04.00 sıralarında şikayetinden vazgeçen müştekinin işyerine sağlam ve dayanıklı kapı kilidini sert cisim ile zorlamak suretiyle açıp hırsızlık yapmak için giren, sanık …’ın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlığa kalkışma suçunun yanı sıra aynı Yasa’nın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerine uyan ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği için kovuşturması şikayete bağlı olmayan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun’un 106. maddesinde belirlenen 20,00 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık … hakkında yapılan uygulamada, 5275 sayılı Yasa’nın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasa’nın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi durumunda, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı
CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama gideri ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ” 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince hazineye yükletilmesine” cümlesinin eklenmesi ve sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasından ise ayrıca “gecikme zammı uygulamasına” ilişkin bölümün çıkartlması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.