Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/27225 E. 2017/14398 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27225
KARAR NO : 2017/14398
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, suçu bildirmeme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında katılan … ve müştekiler …,… ve …e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Müşteki…a yönelik hırsızlık eyleminde tanık …’ın müştekinin aracını gece saat 23.20 sıralarında park ettiğini, 02.00 sıralarında aracın yerinde olmadığını beyan etmiş olması karşısında; hırsızlık suçu gece vakti işlendiği halde, sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından; sanığın eylemlerinin TCK’nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen, aynı Yasa’nın 142/1-e maddesinden hüküm kurulması, netice ceza değişmediğinden; hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3.fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında suçu bildirmeme; sanık … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
1-İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre;sanık … hakkında hırsızlık suçundan dava açıldığı ve bu suçun suçu bildirmeme suçuna dönüşmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, ek iddianame düzenletilmeden, ek savunma ile dava konusu dışına çıkılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün gerekçe kısmında ” …e ait olan aracın … tarafından gece vakti park halinde bulunduğu yerden çalındığı, bu hususun sanık tarafından da ayrıca ikrar edildiği ve bu suretle sanık …’in müşteki …. … aracını gece vakti çalması suçundan TCK’nın 142/1-e, 143 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, karar veildiğinden edilmediğinden bahisle” mahkumiyetine karar verildiğinin belirtildiği buna karşılık hüküm kısmında ise “sanığın müşteki … …’e yönelik eylemi sebebiyle beraatine,katılan … … …’a yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; gerekçe ve hükümde karışıklık ve çelişki yaratılması,
Kabule göre de;
3-Sanık …’in eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen, aynı Yasa’nın 142/1-e maddesinden hüküm kurulması,
4-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a, d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz talepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.