Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/27994 E. 2017/12742 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27994
KARAR NO : 2017/12742
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali,
mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde “Hâkim, somut olayda; a)Suçun işleniş biçimini, b)Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c)Suçun işlendiği zaman ve yeri, d)Suçun konusunun önem ve değerini, e)Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f)Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g)Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.” hükmü amirdir. İlgili suça ait Kanun maddesinde gösterilen iki sınır arasında temel cezanın belirlenmesi yetkisi mahkemenin takdirine bağlı olmakla birlikte, mahkemece, bu takdir hakkı kullanılırken, TCK’nın 61. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen hususların göz önünde tutulması ile temel cezanın belirlenmesine esas alınan değerlendirme ve ölçütlerin dosya içeriğine uygun düşmesi ve Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması gerekir.
Dosya kapsamına göre, sanığın olay günü müştekiye ait ikametin demir kapısının kilit göbeğini yerinden çıkararak içeriye girdiği, müştekinin itibar edilmesi gereken beyanına göre, toplamda 1.020,00 TL para ve 7 adet çeyrek altını çaldığı, olaydan sonra kaçtığı ve uzun süre yakalanamadığı, ilk savunmasının dava açıldıktan yaklaşık dört yıl sonra 30.11.2011 tarihinde alınabildiği, olay yerindeki plastik kutu üzerinden elde edilen parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edilmesi üzerine sanığın kimliğinin tespit edildiği, mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken “suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, zararın ve tehlikenin ağırlığı ve kastın ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki gibi” gerekçeleri ile alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza belirlenmesinde herhangi Yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin adalet duygusuna uygun ve tatmin edici bulunduğu kabul edilmekle, hırsızlık suçu yönünden bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.