Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/28447 E. 2017/14739 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28447
KARAR NO : 2017/14739
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanıklar hakkında tüm müştekilere yönelik hırsızlık ve konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanıklar … …. ve … …, sanıkları müşteki … evinde hırsızlık yaparken saat 06.00 sıralarında gördüklerini söylemeleri, suç tarihinde güneşin saat 05.57’de doğduğunun anlaşılması karşısında; gecenin saat 04.57 ve öncesi olacağı sanıkların geceleyin atılı suçları işledikleri yönünde bir delilin bulunmaması karşısında eylemlerin gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekirken sanıklar hakkında TCK’nın 116/4. ve 143. maddelerinin uygulanarak fazla ceza tayini,
2-Müşteki …’nin, kovuşturma aşamasında alınan beyanında çalınan televizyonun parasının olaydan bir ay sonra kendisine ödendiğini söylemesi karşısında; TCK’nın 168/1-4. maddeleri gereğince müştekiye sanıklar hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanıklar hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin 6 kez uygulanması ihtimaline binaen CMK 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınması gerekirken yalnızca TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunmalarının alınması,
4-Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmlarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, ve yine T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde, zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.