Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/29617 E. 2016/8992 K. 15.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29617
KARAR NO : 2016/8992
KARAR TARİHİ : 15.06.2016

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
06/05/2010 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 18/05/2010 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 25/03/2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak 20/03/2014 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının 20/03/2014 tarihinde kesinleştiği; dava zamanaşımı süresinin 18/05/2010-25/03/2013 tarihleri arasında durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı arkadaşının suçun işlendiği kamu kurumu niteliğindeki okula birlikte girip muşta ve bozuk para hırsızladıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından; aynı yasanın 142/1-a madde ve fıkrası yerine, 142/1-b madde ve fıkrasıyla uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu nedeniyle verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği tüm fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, sadece hırsızlığa teşebbüs suçu yönünden düzenlenen rapor ile yetinilerek eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 119/1-c madde ve fıkrasının uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 15.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.