Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/29888 E. 2017/11897 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29888
KARAR NO : 2017/11897
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali,mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suçu sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
1-Soruşturma aşamasında dinlenen ve olayın tek görgü tanığı olan …’nın kovuşturma aşamasında dinlenilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 210/1. maddesine aykırı olarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Müştekinin evinden 6.000 TL. değerinde ziynet eşyası ile 400 TL. değerindeki 1 adet … marka … model tablet çalındığının anlaşılması karşında; TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken malın değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Müşteki, 09.05.2013 tarihli celsede alınan ifadesinde zararının karşılanmadığını, ancak 30.05.2013 tarihli celsede alınan beyanında ”Zararının suça sürüklenen çocukların aileleri tarafından karşılandığını” ifade etmesi karşısında; hırsızlık suçu yönünden, kovuşturma aşamasında müştekinin zararını gideren suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168/2.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuğa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
5-Suç tarihinde 18 yaşını bitirmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3.fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.