Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/30031 E. 2017/11147 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30031
KARAR NO : 2017/11147
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı, ancak mahkemenin, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceği” hükmünün yer aldığı; buna göre; somut olayda suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklandığı ve bu durumda hükmün değiştirilmeden aynen açıklanması gerektiği gözetilmeyerek, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanmaması,
2-Suça sürüklenen çocuk, müşteki …’a ait cep telefonunu hırsızladığı ve sonrasında kollukça yakalandığında suçunu ikrar ederek cep telefonunu tanık …’ye sattığını beyan ederek soruşturma aşamasında iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun, üçüncü kişi konumundaki tanık …’nün zararlarını karşılayıp karşılamadığı araştırıldıktan sonra hakkında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, hükmün açıklanmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde işlediği mahkumiyetine ilişkin kararda suçun mala zarar verme suçunu oluşturduğu, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ”Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında ki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresi de madde metninden çıkartıldığından mala zarar verme suçununda uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi suretiyle hükmün açıklanıp açıklanmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 04.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.