YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/405
KARAR NO : 2015/411
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Müştekiler …, …, …’a yönelik işlenen suçların temyiz incelenmesinde:
Müştekilerin işyerinde gerçekleşen hırsızlık suçlarının müştekiler ve sanık beyanları doğrultusunda gece sayılan zaman diliminde gerçekleştiğinin anlaşılmış olması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 143.maddesi ile cezada artırım yapılmaması, vaki şikayeti devam eden müşteki …’ın işyerinde gerçekleşen suç açısından ise 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; hırsızlık suçunu işlemek için gece vakti müştekiye ait işyerine kapı kilidini kırmak suretiyle giren sanığın eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4,119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilmeden ve lehe olan yasa belirlenirken bu konuda bir değerlendirme yapılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından, müşteki …’in işyerinden gerçekleşen hırsızlık suçunda müştekinin kısmi iadeye rıza göstermesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 168/2. maddesi tatbik edilirken gerekçe gösterilmeden 2/3 oranından az indirim yapılması sonuç cezayı değiştirmeyeceğinden,bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık savunmanının temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle,eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
Müşteki …’a yönelik işlenen suçun temyiz incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 102/4, 104/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,116/2,151/1, 66/1-e,67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 67/4.maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.