YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8923
KARAR NO : 2015/2120
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Suça sürüklenen çocuk müdafiisinin süresinde temyiz dilekçesi verdiği ancak o dönem yürürlükte olan 6217 sayılı yasanın 12-13.maddeleri uyarınca temyiz harcı yatırılmadığından 21.04.2011 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddedildiği ,suça sürüklenen çocuk müdafiinin 10.05.2011 tarihinde bu kararı da temyiz ettiği , ilk kararda temyiz harcı yatırılmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin bildirilmediği gibi suça sürüklenen çocuğa da bu harcı yatırması konusunda bildirimde bulunulmadığı daha sonradan da Anayasa Mahkemesinin temyiz harcı ile ilgili düzenlemeyi iptal ettiğinin anlaşılması karşısında 21.04.2011 tarihli red kararı kaldılarak; temyizin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-c, 31/2, maddelerine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e, 66/2.,67/4 maddelerinde öngörülen 6 yıllık genel zamanaşımının, suç tarihi olan 23.07.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık Nuri’nin suça sürüklenen çocuğu, arkadaşı ile birlikte yakınanın aracından para cüzdanı alırken gördüğü,daha sonra hırsız var diye bağırıp çevredekileri uyardığı ve takibe başladığı,takip sonucunda bir inşaata girdiklerini görüp burada yakaladığı ve kolluk görevlilerine teslim ettiği yönündeki anlatımı ve çalınanların da eksiksiz olarak yakınana teslim edildiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı yasanın kalkışma hükümlerini düzenleyen 35.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması
2-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.