YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/929
KARAR NO : 2015/150
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile eklenen fıkra uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1-a maddesinde belirtilen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının, karar tarihi olan 11.11.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydındaki mahkumiyetin … Sulh Ceza Mahkemesinin 539-1067 sayılı ilamındaki 2 ay 15 gün hapis cezası olup, o suç tarihinde 17 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nın 50/1 maddesindeki adli para cezasına yada diğer seçenek tedbirlerden birisine dönüştürülmesinin zorunlu olması ve adli sicil kaydındaki hükümlülükle ilgili hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yoluyla giderilebileceği olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezası mahkumiyeti bulunduğundan bahisle TCK’nın 50/3. maddesi uygulanmamış ise de, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydındaki hapis cezası mahkumiyetinin kısa süreli olup TCK’nın 50/3. madesi gereğince seçenek yaptırma çevrilmesinin zorunlu olması ve bu hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yoluyla giderilebileceğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dolayı hükmedilen hapis cezalarının da TCK’nın 50/1. maddesindeki adli para cezası yada diğer tedbirlere dönüştürülmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuk …’ın sarfına sebebiyet verdiği 4,52 TL yargılama giderinin, 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre de,
Sanığın aynı eylem ile hem iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçuna hem de hırsızlık suçuna teşebbüs ettiği anlaşıldığından TCK’nın 44. maddesindeki düzenleme karşısında; sanığın sadece hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilebileceği, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.