Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/10435 E. 2017/11088 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10435
KARAR NO : 2017/11088
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Yargılamaya konu tutanak dışında, aynı yerle ilgili olarak başka tespit tutanaklarının da düzenlenerek sanık hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/268 Esas ve Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/116 Esas ve 201/470 Karar sayılı dosyaları ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, bakımından, sanık hakkında açılan her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre de dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınıp, kesinleşen dosyalardaki ceza miktarları mahsup edilerek TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilmeden sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yargılama aşamasında alınan 20/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, bilirkişi raporunda katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun da belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
3-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre vergili ve cezasız kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere ek rapor aldırılıp ilgili kurumun belgesine göre sanığın ödediği anlaşılan 176,66 TL bedelin bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarına karşılık gelmesi halinde “Ceza Verilmesine Yer Olmadığına” kararı verilmesi; aksi takdirde “gerektiğinde keşif yapılarak bilirkişinin belirleyeceği miktardan ödenen bedel mahsup edildikten sonra bâkiye zararın, duruşmada bizzat sanığa açıklanmak, duruşmaya gelmemesi halinde ise gönderilecek “ihtarname” ye yazılmak suretiyle geriye kalan kurum zararını tazmin etmesi durumunda 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
4-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Sanık hakkında verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesi neticesinde sanık hakkında belirlenen denetim süresinin verilen hapis cezasından az olamayacağı gözetilmeyerek TCK ‘nun 51/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.