Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/10898 E. 2017/11120 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10898
KARAR NO : 2017/11120
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ve arkadaşları sanıklar …,…,…hakkında Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2007 gün, 2006/345 Esas ve 2007/342 Karar sayılı ilamıyla katılan …’a yönelik hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verildiği;müştekiler …,… ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ötürü sanıkların beraatlerine karar verildiği;sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanıklar müdafiilerince temyiz talebinde bulunulduğu;verilen beraat kararları aleyhine ise o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından sanıkların müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ötürü cezalandırılmaları gerekirken, beraatlerine karar verilmesi nedeniyle temyiz talebinde bulunulduğu;temyiz üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 06.05.2014 tarih, 2011/18104 Esas ve 2014/9208 Karar sayılı bozma ilamıyla sanık …’ın, aynı yer yargı çevresinde bulunan … Tipi Kapalı Cezaevinde başka suçtan hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesi gereğince 28.12.2006, 01.03.2007, 03.05.2007, 14.06.2007, 13.09.2007 ve 18.10.2007 tarihli oturumlar ile karar oturumuna da getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verildiği;bozma kararı üzerine mahkemece sanıklar .., … ve… hakkında katılan …’a yönelik eylemleri sebebiyle mahkemece 2006/345 Esas ve 2007/342 Karar sayılı ilamıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin kesinleştirme işlemleri yapılarak 19.06.2014 tarihinde infaza verildiği ve Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 06.05.2014 tarih, 2011/18104 Esas ve 2014/9208 Karar sayılı bozma ilamının sanıklar …, …, …, … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını; müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ötürü beraat kararlarını da kapsamına rağmen mahkemece bozmaya uyularak kurulan hükümde yalnızca sanık … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulduğu anlaşılmakla; sanıklar …, … ve… hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından ve sanıklar …,…, …ve … müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ötürü mahallinde zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanığın Yargıtay bozma ilamından sonra alınan savunmasında kendisi ile aynı ismi taşıyan annesinin adı …, babasının adı … olan kuzeni ile karıştırıldığını, yanlışlıkla kendisi adına dava açıldığını, Kadir olarak ifade verenin kendisi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, suçu işleyen failin gerçek kimliğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespitinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a,d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.