YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10969
KARAR NO : 2017/2415
KARAR TARİHİ : 01.03.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki … ve kimliği belirlenemeyen mağdura karşı hırsızlık suçları yönünden kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’nın çaldığı ve kimliği belirlenemeyen mağdura ait köprü üzerindeki motosiklet, mahkemece motosikletin kilitli olduğu sabit olmadığından adet, tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya olarak kabul edildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme ve suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü giren 6373 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve suça sürüklenen çocuk …’nın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun ve suça sürüklenen çocuk …’in eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen ve cezasının üst sınırı üç yılı geçmeyen suç eşyasının satın alınması veya kabul
edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğü giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6373 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.