Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/11437 E. 2017/9180 K. 10.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11437
KARAR NO : 2017/9180
KARAR TARİHİ : 10.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar, 6352 sayılı Kanun’un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu ve dava şartının gerçekleşmemesine rağmen dava açılması halinde veya sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen gidermişse 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilerek, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
05.07.2012 tarihinden önce işlenen suçlarda ise; katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinin 05.07.2012 öncesi olduğu ve katılan kurum zararı giderildiği bu nedenle 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken TCK’nın 168/5. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve adli sicile bildirimde bulunulması şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında ”TCK’nın 168/5. madde delaletiyle CMK’nın 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ve ”karar kesinleştiğinde TCK’nın 168/5 madde uyarınca adli sicile bildirilmesine” ilişkin bölümlerin çıkarılarak ”6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ”cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.