Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/11524 E. 2016/10449 K. 10.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11524
KARAR NO : 2016/10449
KARAR TARİHİ : 10.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurun olay günü saat 23.50 sıralarında arkadaşının oturduğu apartmana girip merdivenlerden çıktığı sırada arkasından yaklaşan bir şahsın elindeki çantayı çekip hırsızladığı, olaydan yaklaşık iki ay sonra işlediği başka bir suç nedeniyle yakalanan sanığın katılanın vermiş olduğu eşgal bilgilerine benzerliği dolaysıyla fotoğrafları çekilerek polnet sistemi üzerinden katılana gösterildiği, katılanın sanığı teşhis etmesi üzerine hakkında kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında ise kendisine sanığın teşhise yarar fotoğrafları gösterilen katılanın “olay sırasında çantamı çalan şahsın bana göstermiş olduğunuz kişi olup olmadığını hatırlamıyorum. Savcılık aşamasında da tam olarak hatırlayamamıştım. O kişiye benzetiyorum ancak emin değilim. Olayın şoku nedeniyle o anı hatırlayamıyorum” şeklinde beyanda bulunması üzerine mahkemece yeniden talimat yazılarak katılanın teşhis hususundaki beyanları arasında bulunan çelişkinin giderilmesinin istendiği, katılanın bu kez “ben şu anda şahsın yüzünü hatırlamıyorum ancak bana gösterdikleri tutanakta teşhis etmiştim. Doğrudur, tekrar ederim” şeklinde beyanda bulunarak 06.02.2013 tarihli teşhis tutanağı içeriğini doğruladığı, 06.02.2013 tarihli tutanağı tanzim eden kolluk görevlilerinin de dinlendiği ve bu kişilerin de teşhis tutanağı içeriğini doğruladıkları, böylelikle söz konusu teşhis tutanağı içeriğinin doğruluğu konusunda tartışma kalmadığı, yine sanığın kolluk tarafından alınan 06.02.2013 tarihli ifadesi sırasında kendisine yöneltilen başka bir suçlama karşısında (02.01.2013 tarihinde … ve … isimli şahıslara karşı işlediği iddia olunan eylemi sorulduğunda) “Ben … iline yılbaşına 3-4 gün kala otobüsle gittim ve orada yılbaşından sonra bir hafta kadar kaldım” şeklinde savunmada bulunduğu, mağdur …’e yönelik eylemi sorulduğunda ise “bu tarihte evde bulunduğunu” beyan ettiği, bu nedenle sanığın suç tarihinde … ilinde bulunup bulunmadığını araştırmaya gerek bulunmadığı, mahkemenin uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bozma talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarındaki bazı sözcüklerin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının anılan Kanun maddesinin 1. fıkrasındaki ”hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak” hükmü gereğince infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … ve O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 10.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.