Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/1171 E. 2017/15528 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1171
KARAR NO : 2017/15528
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk …’ın, hakkında yaşı nedeniyle ayrı soruşturma yürütülen sanık … ile birlikte hırsızlık yapma konusunda anlaştıkları, aynı suç işleme, iştirak, irade ve eylem birliği içerisinde bir mobiletle müştekiye ait … Kuyumculuk isimli işyerine geldikleri, yüzlerini kar maskeleri ile kapattıkları ve suça sürüklenen çocuğun işyerinin camını bir kaldırım taşı atarak kırıp vitrinde bulunan 200-250 gram ağırlığında 22 ayar altın bilezikleri alarak aynı mobilete binip kaçtıkları, bu esnada hırsızlık yaptıklarını anlayan tanık …’ın, mobilete tekme atarak devirmesi sonucu yere düştükleri, yüzlerindeki kar maskelerini çıkartıp koşarak uzaklaştıkları, kollukça olay yeri kamera kayıtlarının izlenerek eşgale uygun şahısların arandığı, sanıkların kaçış istikametine doğru yapılan araştırmada sanık …’i tedirgin bir şekilde gördükleri, elleri ve alnında çizikler olduğu, pantolonunun diz kısmının yırtık olduğunun tespiti ile sanığa sorulduğunda suçu aynı mahallede oturdukları fakat ismini bilmediği adresini gösterebileceği bir şahısla gerçekleştirdiklerini beyan ettiği, yapılan araştırmada sanığın gösterdiği adreste …’un oturduğu, ikametinde bulunamaması nedeniyle yakalanamadığı, tanık …’ın sanık …’i canlı olarak teşhis ettiği, kollukça kamera kaydındaki ikinci şahsın taraflarınca tanınan sabıkalılardan … olduğunun tespiti üzerine suça sürüklenen çocuğun yakalandığı, tanık …’ın suça sürüklenen çocuğu 29.03.2013 tarihinde canlı olarak net ve kesin olarak teşhis ettiği, suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda suçmaları kabul etmediği, dosyası tefrik edilen sanık …’in Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/265 Esas sayılı dava dosyası ile yapılan yargılaması esnasında alınan savunmasında suçu suça sürüklenen çocuk … ile birlikte gerçekleştirdiklerini, …’un suça karışmadığını beyan ettiği, yine aynı duruşma esnasında ifadesi alınan tanık …’ın 29.03.2013 tarihli canlı teşhis tutanağının içeriğinin doğru oldauğunu, sanık …’u olay yerinde görmediğini beyan ettiği, daha sonra tanık …’ın 06.05.2013 tarhli dilekçesi ile tehdit edildiğinden bahısle tanıklığının iptalini talep ettiği, suça sürüklenen çocuğunda bulunduğu 07.05.2013 tarihli duruşmada ve 03.06.2014 tarihinde yapılan duruşmada canlı teşhis tutanağının içeriğini kabul etmediğini, suça sürüklenen çocuk …’ı olay yerinde görmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; tanık …’ın tehdit edilene
kadar tüm aşamalarda suça sürüklenen çocuğun yüzünü net olarak gördüğünü beyan ederek canlı teşhiste bulunmasına rağmen, tehdit edildiğine dair verdiği dilekçeden sonra ifadesini tamamen değiştirdiği, soruşturma aşamasında yaptığı teşhise ve tehdit edildiğine dair verdiği 06.05.2013 tarihli dilekçesine kadar olan beyanlarına itibar edilerek tüm dosya birlikte değerlendirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun mahkumiyeti yerine kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.