Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/11770 E. 2017/11298 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11770
KARAR NO : 2017/11298
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Hırsızlık suçuna konu binanın derneğe ait olduğu, dernek yetkili kişisinin, bu suçun mağduru ve suçtan zarar gören konumunda olduğu, mahkeme tarafından dernek yetkilisine tanık sıfatıyla davetiye çıkarıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için dernek yetkilisinin duruşmadan haberdar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Suça sürüklenen çocuğun savunmasında, ailesi ile birlikte boruları polise götürdüklerini söylediği, tanık …’ın beyanında ise boruları bir tam bir yarım çuvala koyduklarını, bir çuvalı suça sürüklenen çocuk …’in evine bıraktıklarını belirttiği, tanık… ise çocukları çuval ile gördüğünde çocukların boruları nereden aldıklarını anlattıklarını beyan ettiği, ilk çuvalın tanık …tarafından çocukların elinde görülmesi üzerine çocukların çaldıkları yeri göstermesi ile iade edildiği, ikinci çuval açısından ise suça sürüklenen çocuğun ailesi ile birlikte polise götürdüklerini belirtmesi dışında çuvalın nasıl ele geçtiğine dair dosyada bilgi bulunmadığı anlaşıldığından anılan ikinci çuval bakırın suça sürüklenen çocuk tarafından iade edilip edilmediğinin tespiti ile sonucuna göre tam iade veya kısmi iade şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ile kısmi iade şartları oluşmuşsa müştekiden iade nedeniyle cezadan indirimine rızası olup olmadığı sorularak yine sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.