Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/13243 E. 2017/15049 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13243
KARAR NO : 2017/15049
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklardan … müştekinin işyerinde çalıştığını, ödenmeyen alacakları olduğunu bu nedenle diğer sanıklarla birlikte işyerine girdiklerini beyan ettiği, müştekinin de sanık …’nin yanında çalıştığını ,suç tarihinden önce işten çıkardığını, kendisinden alacağı olmadığını, tekrar işyerinde çalışmaya başladığını belirtmesi karşısında, sanığın alacağı olup olmadığı hususunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılarak sonucuna göre TCK’nın 144/1-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Mağdurun işyerine, sanıklardan …’da işyerinde çalışmış olduğu dönemden bulunan anahtar ile diğer sanık ve suça sürüklenen çocuk ile birlikte girilerek banka kartının alınması ve banka kartından para çekildikten kısa bir zaman sonra daha müştekinin olayı farketmediği ve başvurusunun olmadığı bir zamanda banka kartını tekrar işyerine bırakması şeklinde gerçekleşen eylem bakımından çalınan banka kartının iade edilmesi karşısında sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Müştekinin banka kartından çekilen parasının dava açıldıktan sonra tamamen iade edildiğini belirtmesi ve sanık …’nın da zararları giderdiğini anlatması karşısında, kovuşturma aşamasında gerçekleştirilen etkin pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 245/5. maddesi yollamasıyla sanık … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık … hakkında hırsızlık suçu bakımından kurulan hükme yönelik olarak iddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 116/4, 119/1-c, 245, 53. maddelerinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden, sanık hakkında aynı Yasa’nın 143/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
5-Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk bakımından işyerine girerek banka kartını alma şeklinde gerçekleşen eylem bakımından karttan para çektikten kısa bir süre sonra banka kartını işyerine tekrar girerek koyma şeklinde gerçekleşen olayda işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu açısından 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanmamış olması,
6-Suça sürüklenen çocuk bakımından hırsızlık ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk bakımından işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği,sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı,atılı suçun 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği ,dolayısıyla hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen ”kasıtlı suçtan mahkum olmama”nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçunun konusu bakımından zararın giderildiği ,işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun da zarar doğurmayan suçlardan olması nedeni ile de hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin nesnel koşullardan bir diğeri olan mağdurun maddi zararının da giderildiği gözetilerek ,sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının b bendinde belirtilen ”sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ”öznel koşuluyla ilgili de her ne kadar hükmolunan cezaların ertelenmesinin uygulanmaması için suç işlemeye meyilli kişiliği gerekçe gösterilerek erteleme kararı verilmemişse de sanığın ve suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı ve dosya kapsamı bakımından yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
7-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan suça sürüklenen çocuk ve sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
8-Sanıklardan … ve … hakkkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak ve sanık … hakkında banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu bakımından Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanıklar … ve …’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk …’ın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 28.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.