Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/14193 E. 2017/2437 K. 01.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14193
KARAR NO : 2017/2437
KARAR TARİHİ : 01.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın mağdura ait inşaat önünden dalgıç su pompası ile kablolarını çalmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 141 maddesi ile hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından; her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, sanığın yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
İştirak halinde suç işleyen sanıktan neden olduğu yargılama giderinin “payı oranında” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine “Sebebiyet verdiği yargılama giderinin sanıktan payı oranında ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında mala zarar verme ile suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Suça sürüklenen çocuğun mağdura ait inşaat önünden dalgıç su pompası ile kablolarını çalmaktan ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141 maddesi ile hüküm kurulması,
2-Mala zarar verme suçunun konusunu, aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan dalgıç su pompasının oluşturması ve eylemin eşyanın mülkiyetine yönelik olması nedeni ile çalınması esnasında meydana gelen zararların mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun atılı mala zarar verme suçundan yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3-Hırsızlık suçu yönünden daha önce hapis cezasına hükmedilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … hakkında, tayin edilen bir yıldan az süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesine göre, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kabule göre de;
Suçu birlikte işleyen sanık ve suça sürüklenen çocuktan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesine göre suça sürüklenen çocuk …’in ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine, 01.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.