YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1462
KARAR NO : 2017/2303
KARAR TARİHİ : 28.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıkların müşteki …’ e yönelik hırsızlık suçu yönünden yapılan incelemede,
Sanıkların atılı suçlamayı aşamalarda kabul etmediği, müşteki …’in komşusu tanık …’un, olay günü plakasını göremediği kırmızı motosikletli bir şahsın müştekinin evinin önünden demir masaları aldığını ancak mesafe uzak olduğundan şahsın yüzünü göremediğini, olaydan 2 gün sonra müşteki Nusrettin’e yönelik hırsızlık suçunu gerçekleştiren şahısların kırmızı motosikletini karakolda gördüğünde, 2 gün önce görmüş olduğu bu motosiklete benzediğini ifade ettiği,sanıklarda suça konu malzemelerin ele geçirilemediği, tanık …’un motosikleti benzetmesi dışında sanıkların atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kuvvetli ve inandırcı delil elde edilemediği anlaşılmakla sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise ,
A-Müştekiye ait eşyaların evin önünden açık alandan mı yoksa bahçe içerisinden mi çalındığının tespiti açısından keşif yapılarak,yapılan keşif neticesinde;
a-Eylemin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu kabul edildiği takdirde 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine,
b-Eylemin TCK’nın 141/1. maddesine uyduğu kabul edildiği takdirde ise,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanıklar hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçu yönünden yapılan incelemede,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan müşteki Nusrettin’e yönelik suç yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün ve müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.