YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14899
KARAR NO : 2017/15480
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜMLER : Beraat-mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında;
1-Kuruma abone olmadan sayaçtan geçirmek suretiyle su kullandığının kaçak su tespit tutanağı ile tespiti karşısında, suça konu adreste kullanılan sayacın kullanıcı tarafından her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespiti için, Ceza Genel Kurulu’nun 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; kaçak su tespit tutanağına konu yerde suç tarihi itibari ile sanıklardan hangisinin ne zamandan beri oturduğunun, kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, MERNİS, sabit-cep telefonu abonelik ve adresleri gibi araştırmalar ile kesin olarak saptandıktan sonra; suça konu adresi fiilen kullanan sanıklar halen suça konu yerde oturuyor ise keşif yapılıp tüketim ihtiyacına göre, oturmuyor ise, aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre suç tarihine kadar tüketilmesi gereken su miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz su kullanım bedelinin, sayaçtan geçirerek kullanım sebebiyle sayaçtan geçen miktara ilişkin endeksin belirlenen gerçek ihtiyaç ile karşılaştırılıp orantılı olup olmadığına dair yeterli içerik ve nitelikte bilirkişi görüşü alınması,
2-Alınacak bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediğinin tespiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği,
3-Alınacak bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde; 02/07/2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1 ve 2. fıkrası gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmemesinde, dosyaların mahkemelerin elinde olmaması, gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması vb sebeplere de dayanması, hak kaybına yol açmamak amacıyla, 15/03/2016 tarih, 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararı ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip verilecek makul sürede ödenmesi halinde suç tarihine göre ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile sanık … hakkında beraat, diğer sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.