YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15404
KARAR NO : 2017/15295
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dava dosyasındaki 15.09.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının onaysız fotokopi olduğu anlaşıldığından, fotokopi olan evrakın aslı veya onaylı sureti denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmadan eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Tarımsal sulama amaçlı kullanımda; arazinin büyüklüğü, ekilen mahsulün cinsi, yöresel-mevsimsel sulama ihtiyacı, süresi ve sıklığından hareketle suça konu dönem toplam tüketilebilecek su miktarı ve sulama saatinin ziraat bilirkişisi tarafından tesbiti veya Tarım Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu ve saat bilgisi çerçevesinde veya tesbit tutanağında belirtilen devreden geçen anlık akım miktarına göre, ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre, aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre, projesinde belirtilen güce, ortalama çalışma saatlerine göre, elektrik bilirkişisinin raporu ile belirlenmesi gerektiğinden, ziraat bilirkişisinin katılımıyla usulünce keşif yapılıp elektrik bilirkişinden ek rapor alınarak,sayaç kullanmadan veya sayacın doğru ölçüm yapmasını engelleyecek nitelikte müdahale ile yada sayacı devredışı bırakıp sayaçtan geçmeyecek şekilde doğrudan bağlantı yaparak kullanımlarda karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiği açık olduğu için bilirkişi tesbitinin gerçek kurum zararını göstereceği nazara alınıp; 02/07/2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sk geçici 2/1 ve 2. fıkrası gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmesi, mahkemelerce dosyaların elinde olmaması gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması vb sebeplerle hak kaybına yol açmamak amacıyla 15/03/2016 tarih, 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı ve 07/11/2017 tarihli kararı ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip verilecek makul sürede ödenmesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı hususu yeniden tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik kovuşturma sonucu sanığın mahkumiyetine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
3-18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen , 275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3. maddesi değiştirilerek “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğine dair ihtar yapılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.