Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/15693 E. 2017/11270 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15693
KARAR NO : 2017/11270
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında mühür bozma suçu yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mühür bozma suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, katılan … Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’ nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında mühür bozma suçu yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, katılan … Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında karşılıksız yararlanma suçu yönünden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına ve mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, tüketim değerini doğru kaydedilmesini engellemek üzere her hangi bir müdahalenin söz konusu olmadığı, borç nedeniyle elektriğin kesilmesinden sonra elektrik enerjisinin sayaçtan geçirilmek suretiyle tüketildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların beraati gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan …. vekilinin temyiz nedeninin bu itibarla yerinde olduğu anlaşıldığından, söz konusu hükmün 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.