YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16834
KARAR NO : 2017/1723
KARAR TARİHİ : 14.02.2017
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 35, 31/3, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.280,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/01/2016 tarihli ve 2015/29 Esas, 2016/12 sayılı Kararı alehyine Yüksek Adalet Bakanlığı’nca verilen 21/06/2016 tarih ve 94660652-105-55-4845-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsaclığının 19/09/2016 tarih ve 2016/305948 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/02/2014 tarihli, 2013/12-70 Esas ve 2014/57 sayılı Kararında yer alan “…cezaların belirlenmesi sırasında iradi olmaksızın ve güdülen amacın dışında yapılan basit toplama, çıkarma, çarpma ve bölme şeklinde belirtilebilecek dört işlem hataları, dosyamızda olduğu gibi çarpan ile çarpılanın belli olduğu durumlarda, çarpımda yapılan hesap hataları herkes tarafından objektif bir biçimde farkedilebilecek nitelikte maddi hatalar olarak kabul edilerek, aleyhte değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilmemeli, sanık aleyhine temyiz bulunmayan hallerde dahi doğru uygulama yapılmak suretiyle hüküm hakimin ifadesi doğrultusunda düzeltilebilmelidir.” şeklindeki açıklamaları karşısında kanun yararına bozmanın aleyhe sonuç doğurabileceği düşünülerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçu sübut görülerek 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a maddesi uyarnca 2 yıl hapis cezasına hükmedilip 143. madde uyarınca 1/12 oranında arttırım yapılarak belirlenen 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 35. maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılması esnasında hesap hatası yapılarak 6 ay 15 gün yerine, 3 ay 7 gün hapis cezası belirlendikten sonra bu hatayı takiben mezkur Kanun’un 31/3. maddesi gereği yapılan indirim ve akabinde uygulanan 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince yapılan paraya çevirme işlemi neticesinde de 2.600,00 Türk lirası yerine, 1.280,00 Türk lirası adli para cezalarına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/12-482 Esas ve 2016/125 Karar sayılı 15.03.2016 tarihli kararında ”bir gün karşılığı olarak takdir edilen 30,00 lira ile çarpılması sonucu ”9.000,00 ” lira yerine ”7.500,00 lira olarak eksik ceza tayin edilmiş olup yapılan hesap hatasının sanığın daha az ceza almasına yol açacak şekilde sonuç cezanın belirlenmesine yol açtığı gözetildiğinden yerel mahkeme hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesine (aleyhe temyiz olmaması) karşı özel Dairece cezanın 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 321. maddesi uyarınca 9.000,00 liraya çıkartılması suretiyle düzeltilerek onanamasına, aynı Kanun’un 326/son maddesinde tanımlanan aleyhe düzeltme yasağına aykırı olduğu kabul edilmelidir.” denilmektedir.
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve dosya içeriği ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/12-482 Esas, 2016/125 Karar ve 15.03.2016 tarihli kararına göre;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.