Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/16838 E. 2017/2722 K. 08.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16838
KARAR NO : 2017/2722
KARAR TARİHİ : 08.03.2017

Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2, 522 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/1. maddeleri uyarınca 654.210.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04/10/2005 tarih, 2005/695 Esas ve 2005/1247 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 62 ve 50/1. maddeleri gereğince 645,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1 maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ilişkin aynı Mahkemenin 15/02/2016 tarihli ve 2005/695 Esas, 2005/1247 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 10/08/2016 tarih ve 94660652-105-34-8647-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02/09/2016 tarih ve 2016/337786 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
1-Sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan verilen hükmün, 6352 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yapılan uyarlaması neticesinde karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1 ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, 17/05/2004 tarihli tutanak ile ilgili kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekeceği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki 51/1. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen adlî para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar sanığa zararı karşılaması konusunda ihtarat yapılarak ödemesi halinde sonucuna göre hüküm kurulmasından bahisle Kanun Yararına Bozma talep edilmiş ise de; dosya içeriğine göre sanığın tüm elektrik borçlarını ödediğini belirttiği, katılan kurum olan Boğaziçi
Elektrik İdaresinin 24/05/2016 tarihli yazısına göre de; 28/10/2005 tarihli A/545 seri nolu dosyamıza konu kaçak tahkkukuna ilişkin borcun 18/04/2006 tarihinde 1.149,97 TL ödeme yapılarak sona erdiğinin bildirildiği dolayısıyla sanığın katılan kurumun zararını tamamen tazmin ettiği anlaşıldığından Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/02/2016 tarih, 2005/695 Esas ve 2005/1247 sayılı Kararının 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 ve CMK 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMK’nın 309/4-2 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında CMK 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.