Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/17182 E. 2017/2426 K. 01.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17182
KARAR NO : 2017/2426
KARAR TARİHİ : 01.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik, annesi…’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın beyan ettiği adrese 29/11/2013 tarihinde yapılan tebligat üzerine, sanığın annesi…, oğlu adına temyiz isteminde bulunduğunu bildirmiş ise de, sanığın suç tarihinde reşit olduğu, tutuklu veya hükümlü olmadığı; temyiz edenin, sanığın vasisi olarak atanmadığı ve kanuni temsilcisi olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen hükmü temyize hakkı bulunmadığından, … adına…’ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİ;
II- Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’ın soruşturma aşamasında yakalanması üzerine ifadesinde çaldığı yüzüklerin bir kısmını kaçarken düşürdüğünü ve bir kısmını sanık …’ın evinde güneş enerjisinin yanındaki briketin altına sakladığını savunmasına göre usulüne uygun yapılan arama sonucunda adreste sanığın bildirdiği yüzüklerin ele geçirilmesine ve mağdura teslim edilmesine ayrıca mağdurun bildirdiği kalan zararının da kovuşturma aşamasında tüm sanıklarca giderildiğinin anlaşılmasına göre kısmi iade nedeni ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı mağdurdan sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında uygulanma olasılığı bulunan 5237 sayılı TCK nın 168/1 maddesi şartlarının tartışılması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun’un 168/2 maddesi uygulanması ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıkların TCK’nın 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihlerine
kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline yönelik kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, lehe bozmadan kararı temyiz etmeyen sanık …’ın da 1412 sayılı CMUK’un 325.maddesi uyarınca yararlandırılmasına, 01.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.