YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1821
KARAR NO : 2017/13083
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında ana kofradan dağıtım sigortasına kablo ile köprü atarak sayaçtan geçirmeden kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle tutanak tutulması karşısında, bilirkişi raporunda sanığın kaçak elektrik kullandığı tespit edilmesine rağmen; suç konusu meskendeki kurulu güce göre kullanılması gereken enerji miktarı ile sayacın kaydettiği tüketim miktarı kıyaslanarak kaçak kullanım sebebiyle katılan kurumun uğradığı vergili ve cezasız gerçek zarar miktarının hesaplattırılmasına yönelik teknik bilirkişiden ek rapor alınmadan eksik kovuşturma ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesi uyarıca: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bilirkişiden alınan ek rapor sonucunda sanığa yeniden makul bir süre verilerek ve ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3-Suç tarihi itibariyle 65 yaşını dolduran sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında netice olarak verilen 10 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.