YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18323
KARAR NO : 2016/13569
KARAR TARİHİ : 20.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
17.06.2009 tarihinde suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında açılan 2009/109 iddianame numaralı iddianamenin mahkeme tarafından iade edildiği, yaş tespitinin ardından suça sürüklenen çocuklar hakkında 11.05.2011 tarih ve 2011/45 iddianame numaralı iddianeme ile kamu davası açıldığı, bu iddianamenin 17.06.2009 olan tarihinin ise elle 11.05.2011 olarak düzeltildiği, Uyap kayıtlarında ise düzeltme yapılmadığı ve mahkemenin 2011/92 esas numarasına kaydedildiği; sanık … hakkında ise 11.05.2011 tarih ve 2011/46 iddianame numaralı iddianame ile kamu davası açıldığı ve mahkemenin 2011/92 Esas numarasına kaydedildiği; davaların birleştirilerek 2011/92 Esas numarası üzerinden yargılama yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile TCK’nın 141. maddesinin uzlaşma hükümlerine tabi olduğunun anlaşılması karşısında sanık ve suça sürüklenen çocuklar ile katılan arasında uzlaşmanın gerçekleştirilmesine yönelik işlemler tamamlandıktan sonra sanık ve suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; suça sürüklenen çocuklar … ve …’un suç tarihinde sabıka kayıtlarının olmadığının anlaşılması karşısında, “Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında açıklanması geri bırakılan hükümler olduğu anlaşılmakla yasal şartları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yanlış gerekçe ile haklarında CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3-Sanık …’ün ise;… Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporu ile yaş düzeltilmesi kararı arasında çelişkiler bulunması ve Uyap’tan alınan nüfus kaydına göre Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/5 Esas, 2013/123 Karar sayılı kararı ile yaşının 14.01.2000 olarak düzeltildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın yakalanması sırasında alınan parmak izi ve fotoğrafları karşılaştırılarak önce sanığın kimliğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ve sonrasında bu tespit üzerinden sanığın yaşının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, suça sürüklenen çocuklar … ile …’un temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.