YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18450
KARAR NO : 2017/4656
KARAR TARİHİ : 19.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, resmi evrakta sahtecilik, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1806 Esas ve 2003/327 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin, 04.05.2005 tarihinde yerine getirilen ilamın 5237 sayılı TCK nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas bulunduğunun gözetilmemesi ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı sanık hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, Sanık … ’ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1806 Esas ve 2003/327 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin, 04.05.2005 tarihinde yerine getirilen ilamın 5237 sayılı TCK nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas bulunduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan usulune uygun iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede resmi belgede sahtecilik suçu yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; iftira suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı, suça konu nüfus cüzdanının aslının veya onaylı bir suretinin ele geçmediği, cihetle, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması
2-Mağdurun mahkum olduğu 1 yıl 9 ay hapis cezası nedeniyle, sanık hakkında iftira suçundan 2/3 oranında yapılan artırım maddesinin TCK’nın 267/5 yerine 268/5. madde olarak yazılması,
3-Anayasa Mahkemesinin 10.12.2013 tarih ve 28847 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.04.2013 tarih, 2013/14 Esas ve 2013/56 sayılı kararı ile TCK’nın 267/5. maddesindeki “…süreli hapis cezasına mahkumiyeti halinde, mahkum olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına…” bölümünün, iptaline karar verildiğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 267/5 ve 267/6. maddeleri ile uygulama yapılması,
Kabule Göre de;
4-TCK’nın 267/5 ve 267/6, maddeleri yönünden sanığa ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması,
5- TCK’nın 267/5 ve 267/6, maddeleri uygulamasında hesap hatası sonucu sonuç hapis cezasının 1 yıl 9 ay yerine 1 yıl 8 ay 27 gün şeklinde eksik olarak tayin edilmiş olması,
6- T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, iftira suçu yönünden CMUK’nun 326/son maddesi gözetilerek ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.