YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18740
KARAR NO : 2017/2374
KARAR TARİHİ : 01.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hüküm fıkrasında kararın sanık … ve suça sürüklenen çocuk …… vekilinin yüzüne, sanık … ve suça sürüklenen çocuk ……’nın yokluğunda verildiği ve yokluğunda karar verilenler için tebliğden itibaren temyiz süresinin başladığı belirtilerek sanığın ve suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı 17/12/2014 tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilerek sanıklar …, … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede,
Her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin TCK’nın 142/1-a maddesindeki suçu oluşturması ve atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk ve sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde …. kırsalında şüpheli araçların dolaştığı ihbarı üzerine jandarma görevlilerinin olay mahalline vardıklarında sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun aracında …’ye ait kar birikmesini önlemek amacıyla çit olarak kullanılan 10-12 adet hurda travers ele geçirildiği anlaşılmakla, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin TCK’nın 142/1-a maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu halde, aynı Yasa’nın 141/1. maddesinden uygulama yapılması,
2-Suça sürüklenen çocuğun ve sanıkların demiryolu kenarında kar birikmesini önlemek amacıyla toprağa çakılan hurda travers tahtalarının bir kısmını araçlarına yükledikleri ve bir kısmını henüz araca yükleyemeden topraktan söktükleri sırada olay mahallinde jandarma görevlilerince yakalandıklarının anlaşılması karşısında eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalmasına rağmen suçun tamamlandığı kabul edilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ile sanıklar …, … ve …’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunmasına, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.